Yaz ama paylaşma
“I’m as mad as hell and I’m not going to take it anymore!”
İlk yazı yazmaya başladığımız yıllardan itibaren bize öğretilen aslında hep bu olmuştu. Yeni fark ettik sadece. Öğretmenlerimiz günlük tutmamızı önerirdi, yazın gücümüz artsın diye. Gün içinde neler yaptığımızdan, neleri sevdiğimizden, nelerden nefret ettiğimizden bahsederdik çoğunlukla… Ama bunları başkalarının bilmesinin doğru olmadığı taa yazı yazmayı daha öğrenmediğimiz dönemde öğretilmişti bize. Biz de kilitli günlükler almıştık.
Bizim seçimimizmiş gibi hissetmiştik.

Tüm dünyada her gün negatif yönde bir şey daha oluyor. Sinirlerimiz bozulmasın diye çoğumuz gazete okumayı bıraktık, televizyonları kapattık. Okusak ya da izlesek de zaten hiçbirinin gerçek bir aktarma olmadığının bilincindeyiz. Alt metinleri okumaktan yorulduk. Ama internetimiz şimdilik açık. Kendimizi ifade etme isteğimiz ise fışkırıyor.
Neyse ki blogspot’un kapatılması bir sponsorluk konusuna bağlı değil de tüm ellerden bir şey çıkılıp bağırır gibi yazılar döşenebiliyor. Oturduğumuz rahat koltuklarımızdan, klavye tuşlarına minik dokunuşlarla bireysel mücadelemizi verebiliyoruz. Parçalanıp ayrıldığımızı tam olarak fark edemeden. Sanal örgütlenmelere destek atıyoruz. Ama bir örgütlenme çabası ve artık yeter, sinirliyim, öfkeleyim hissiyatı bu partiküllerde kendini yitiriyor. O kadar minik bir çaba olarak kalıyor ki fark edemiyoruz. Yok olduk. Buharlaşıp uçtuk.
Dün blogspot’un kapatıldığını duyuran bir arkadaşımın cümlesinin altına “DNS’ini değiştir” yorumunun geldiğini gördüm. O sebeple hepimiz farkındayız demeyin. Hiçbirimiz değiliz. Ben de değilim. Sadece öfkeliyim.
Kimi kurumların avukat desteği vb. destekler verme isteği üzerinden, ama kendini göstermeden örgütlenmek istediklerini duydum. Özellikle de 24+ yönetmeliğine ilişkin… Ne yazık ki kimse kendini göstermezse görünecek bir şey olmayacak. Hep birlikte yanmazsak, soğuruz.
Bu sadece internet sansürleri ile ilgili bir durum değil. Tüm sansürler, tüm “iyi hal” afları, tüm yasaklamalarla ilgili bir durum.
Eğer siz de benim kadan öfkeliyseniz, kıçınızı o sıcak koltuklarınızdan artık kaldırın.
Oturduğunuz yerden yaptığınızı yapmaya devam edebilin diye, en popüler konunun destek linklerini paylaşacağım. Bununla yetinmekten mutluysanız, ne mutlu size:
Twitter için #blogumadokunma tag’ini kullanabilir,
Facebook üzerinden ise http://www.facebook.com/blogumadokunma üye olabilirsiniz.
Bu ikisi de medya dağıtım kanallarının yeni internet versiyonları. Ne güzel değil mi sıkışıp kaldığımız kocaman internet…